Devrek Bastonu

Devrek Bastonu Üzerine

Devrek kentinin ortasında, Belediye ve Kaymakamlık binalarının önündeki parkta devasa bir baston vardır. Benzer iki baston Ankara tarafından şehre girerken tretuvarların başladığı yerde sizi karşılar. Bartın-Çaycuma yönünden gelirken, Sanayi Çarşısı girişinin önünde yine iki büyük bastonun sizi selamladığını görürsünüz. Bu görüntülerden baston yapımı ve ağaç oyma işçiliğinin yapıldığı bir kente geldiğinizi anlarsınız. Devrek’te ağaç oyma işçiliğinin çok eski yıllardan beri yapıldığı belirtiliyor. Yörede ağaç işçiliği önceleri çıkrık ve iğ yapımı ile başlar. Sonraki yıllarda baston yapımı da önem kazanır. Devrekli ustaların anlatımlarına göre; ağaç işçiliği çok önceden beri Devrek çevresinde vardır, baston yapımı da yörede gelişmiş, yaygın bir ağaç işçiliği sanatıdır. Osmanlı döneminde Bolu Sancağının Hamidiye adıyla bir kazası olan Devrek’te baston ustalığı o kadar gelişmiş ki; “Meşrutiyet yıllarında İstanbul’da bir Devrek bastonun 5 altın liraya satıldığı “ söylenmektedir. Osmanlı Bey ve paşalarının da soyluluk ve güç simgesi olarak baston kullandıkları biliniyor. Devrek bastonu hakkında, en eski yazılı belge olarak 1833 tarihli Kastamonu Salnamesi gösterilir. Bu tarihi belgede Devrek’ten Kastamonu’nun bir kazası olarak bahsedilir. Devrek’in sosyal ve idari yapısından sonra ekonomisini açıklarken, ormanlık olan Devrek ve çevresinde elişi yapımı sigaralık(ağızlık), sandık ve benzeri ürünlerin yanında kızılcık dalından yapılma bastondan övgü ile söz edilir ve uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtilir. Hicri 1310- Miladi1892 tarihli Kastamonu Salnamesinin “Hamidiye Kazası” ile ilgili bölümünde, (Masnuat; Sanatlı yapılmış eserler) başlığı altında “Devrek kasabasında ceviz ağacından yapılan sandık, masa, konsol, sigara ağızlığı ve baston gibi şeyler şayanı memnuniyet bir suret olup” denilerek, ağaç işçiliği ve baston yapımından övgü ile söz edilir. Devrekli zanaatkâr ve ustaların ağaç işçiliğinde iyi yetişmeleri, onların sarayın marangozhanesinde de görev almalarının yolunu açar. Anlatıldığına göre; bunlardan biri de Devrekli Ali Ziya Efendi’dir. Saray’da marangoz olarak görevli iken bilinmeyen bir nedenle Mısır’a gönderilmesi uygun görülür. Ancak, Ali Ziya Efendi’nin Mısır’da bulunması konusunda iki ayrı görüş vardır. Birincisi; Ali Ziya Efendi I. Dünya Savaşında İngilizlere tutsak olur, Mısır’a gönderilir. İkincisi ise iyi bir marangoz ustası olan Ali Ziya Efendi, Padişah Abdülhamit’in sarayında marangoz olarak görevli iken, bir yanlışı sonucu ceza olarak Mısır’a sürülür. Ali Ziya Efendi, Mısır’da İngiliz subaylarının bir aksesuar gibi taşıdıkları bastonların bir güç ve soyluluk simgesi olduğunu görür. Daha sonra Devrek’e döndüğünde, baston yapan ustalara Mısır’da gördüklerine benzer “çift yılan figürlü baston” yapmalarını salık verdiği söylenir.

“Devrek Baston Kültür Sanat Tarihi” Araştırması

“Devrek Tarihi” kitabı yazarı Ömür Çelikdönmez; “Devrek Baston Kültür Sanat Tarihi” başlıklı ayrıntılı araştırmasında, Ali Ziya Salman (Efendi) üzerine yazılan “İngilizlere tutsak düştü, Mısır’da baston yapmayı öğrendi, Devrek’te baston yapmayı sürdürdü” vb. gibi anlatımların gerçeği yansıtmadığı görüşündedir. Çelikdönmez, Ali Ziya Salman’ın torunu Ali Ziya ile yaptığı görüşmede, olayın kendine özgü boyutunu gün yüzüne çıkaran bilgiler ortaya çıktığını belirtir. Buna göre özetle; “Devrek’te 1869’da doğan Ali Ziya’nın bebekken babası ölür. 7 yaşında iken halası, yeğenini İstanbul’a götürür. (1876-II. Abdülhamit padişah) Orada Tophane Sanayi İdadisinin Marangozluk bölümünü bitirir. Mesleği ile ilgili işlerde çalışmak üzere Yıldız Sarayı’na kabul edilir. Padişah Abdülhamit için çok çekmeceli bir konsol yapar. Kendisi de marangoz olan Abdülhamit, çekmeceyi çok beğendiğinden Ali Ziya’yı altınla ödüllendirir. 1893’de Sarayda ki Alman ustalarla birlikte Mısır’a gönderilir. Ali Ziya Mısır’da İskenderiye’de vagon fabrikasında çalışır. Orada Hicriye adlı bir hanım ile evlenir, iki çocuğu olur. Mısır’da Tunalı Hilmi Bey ile tanışır. Tunalı Hilmi İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin önemli isimlerinden biridir.1998’de Mısır’a müfettiş olarak gider ve Cemiyet’in Kahire örgütlenmesini sağlar. Ali Ziya, Mısır’da kaldığı bu yıllarda Tunalı Hilmi yoluyla İttihat ve Terakki Cemiyeti çalışmalarına katılır. Ali Ziya 1908 II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Türkiye’ye döner ve Devrek’e yerleşir. O zamanki Devrek Belediye Başkanı Kamil Hasan’ın kızı Sadiye ile evlenir. Mısır’daki hizmetleri nedeniyle kendisinin tercihi ile Ali Ziya’ya Devrek Özbağı köyünde 100 dönüm tarla verilir. 1913’de İktidardaki İttihat ve Terakki tarafından Bolu Hapishanesi müdürlüğüne getirilir. 1914’de oğlu Turhan Cihat Salman dünyaya gelir. Bu görevden sonra Devrek’e gelen Ali Ziya’nın marangozluk ve bastonculuk yaptığı belirtilir.” Ömür Çelikdönmez’in araştırmasına göre, Ali Ziya Efendi (Salman)’nin, meslek lisesi mezunu ve Saray’da görev alacak dü-zeyde iyi bir marangoz ustası olduğu anlaşılıyor. Ömür Çelikdönmez ayrıca bir yazısında şu bilgileri de kamu ile paylaşır; “Ali Ziya’nın neccarlık/dülgerlik/marangozluk ustası; Abdülhamit’in baş ustası, kutsak topraklar olarak kabul edilen Hicaz bölgesinde birçok onarım, tadilat ve inşa işlerinde çalışan, Devrekli Hacı Bekir Efendi’dir. Ali Ziya’nın Saray’a alınmasında ve padişaha takdim edilmesinde önemli rol üstlenen Hacı Bekir Efendi; hemşerilik gayretiyle sahip çıktığı Ali Ziya’nın meslek dalında yetişmesi için, gerçekten takdire şayan bir gayret göstermiştir. Ali Ziya’nın mobilya tasarımcısı olarak yaptığı eserler, günümüzde yaşayan Devreklilerin hatıralarında yer almayı sürdürmektedir.” Şimdi şu soruların yanıtlarını hep birlikte düşünmeliyiz; Ali Ziya 23 yaşında ve İstanbul’dadır. Saray’da marangoz olarak çalıştığı da göz önüne alınmalıdır. 1892 Kastamonu Salnamesi ise Devrek’te baston yapıldığından övgü ile söz etmektedir. Bu durumda Devrek’te bastonculuk sanatının Ali Ziya’dan çok önceleri başladığı ve var olduğu ortaya çıkıyor. Ayrıca, yazılı kaynaklara göre, 1833 Kastamonu Salnamesi(Çelebi Bastonları Com.), Devrek’te baston yapımından söz ediyorsa, o tarihte daha doğmamış olan Ali Ziya Efendi’ye bastonculuk misyonu niye yakıştırılıyor, anlamak mümkün değildir. Ayrıca Ali Ziya’nın Mısır’dan 1908 Meşrutiyet’inden sonra döndüğü belirtiliyor. .Meşrutiyet’in ilanı ile genel bir af da çıkarıldığına göre, Ali Ziya’nın bundan yararlandığı düşünülebilir. Eğer durum böyle ise Ali Ziya’nın Mısır’a cezalı olarak gönderildiği gibi bir sonuca ulaşılmış olur.

Devrek Bastonu İzmir Fuarında

Derlenen bilgilere göre Devrek’ te yakın tarihte baston ustası olarak iki isim öne çıkmaktadır; bunlardan biri 1936 yılında yaptığı bastonlarla İzmir fuarına katılan; Hakkı oğlu 1902 doğumlu Aziz Salman Usta, diğeri onunla akraba olan Hasan oğlu 1911 doğumlu Hüseyin Salman ustadır. Bu bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla Ali Ziya Salman Efendi, bir baston ustası değil fakat iyi bir marangoz olarak görülmelidir. Zonguldak’ta 1933 yılında Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti’nin düzenlediği “Tasarruf ve Yerli Malı Haftası” kapsamındaki sergide Devrek bastonları ve sigara ağızlıkları ilk kez Aziz Salman Usta tarafından sergilenir ve usta ödüllendirilir. Bunun ardından 1936 İzmir Enternasyonal Fuarı’nda Devrekli Baston ustası Aziz Salman, “Devrek Bastonları ve Ağızlıkları Sergisi” açar. Kendisine Fuar ve Belediye başkanının imzasını taşıyan bir katılım ve başarı belgesi verilir. Yine Devrekli ailelerden öğrenilen bilgilere göre 1960’lı yıllarda Hüseyin Salman Usta da, bastonculuğa emek veren önemli ustalardan biridir. Baston yapımcılığını oğlu Cemal Salman Usta’ya da öğreten odur. Devrek’te baston ustalığında ilk sıralarda adları sayılan ustalara da bastonculuk mesleğini öğreten Cemal Salman Usta, kendisiyle Devrek Dergisi için Erdal Acar’ın 1968’de yaptığı söyleşide önce amcası Abdullah Salman Usta’nın yanında, sonra da yine akrabası Aziz Salman Usta’nın yanında bastonculuk mesleğini öğrendiğini belirtir. 1984 yılında Sadık Hamarat’ın Belediye Başkanlığı döneminde Devrekli milletvekili ve bakan Dr. Veysel Atasoy’un büyük katkısı ve desteği ile düzenlenmeye başlanan “Baston ve Güreş Festivali” ile baston yapımı ve tanıtımı yeniden hareket kazanır. Baston, yurtiçi ve yurtdışında tanınan, yörenin en önemli el emeği, göz nuru sanatı olarak Devrek’in simgesi haline gelir. Özellikle Nadir Saraç’ın Belediye Başkanlığı (daha sonra milletvekili) döneminde festivalin 1989’da “Devrek Baston ve Kültür Festivali”ne dönüştürülmesi, ayrıca Devrekli şair Rüştü Onur’un gündeme getirilmesi, yarışmalar, paneller, açı-koturumlar, söyleşiler, sergiler, çağrılı yazar ve ozanların, bilim ve düşün adamlarının kitap imza günleri ve diğer kültürel etkinlikler kısa sürede Devrek’in çevrede bir kültür merkezi haline gelmesine yol açar. Bir çok iş yaptıktan sonra çevresinin de teşvikiyle özellikle büyük bir merak ve sevgi ile bastonculuğa yönelen Münteka Çelebi Ustanın yeni motifler üreterek yaptığı bastonlar; Türkiye de başta Kenan Evren, Süleyman Demirel, Turgut Özal, Erdal İnönü olmak üzere siyaset ve sanat camiasına, ABD başkanları George Bush ve Ronald Reagan a, İngiltere eski Başbakanı Margaret Thatcher a, Rusya eski Devlet Başkanı Mihail Gorbaçov’a, Pakistan’ın merhum Devlet Başkanı Ziya Ül Hak a, Pakistan’ın eski Başbakanı Bhutto’ya, KKTC 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve KKTC eski Başbakanı Derviş Eroğlu’na hediyelik olarak verilir ve böylece Devrek bastonu dünyada da tanınmaya başlanır. Devrek Baston Dergisi (1989) için, kendisi ile röportaj yapan Mithat Yaban’a “25 yıldır baston işi yaptığını” söyleyen Fehmi Işık Usta, Devrek’te eski baston ustası olarak; “Eskilerden Hakkı Usta, Ahmet Usta, Aziz Usta ve Abdullah Ustadır. Sonrakiler Dayakçı Abdul (Abdullah Karaöz), Baki Bastoncu, İsmail Salman ve Hüseyin Salman ustalardır.” adlarını sayar. Hüseyin Salman Usta ile kardeş çocukları olduğu ileri sürülen Aziz Salman Usta, Fehmi Işık Usta, Münteka Çelebi Usta ve diğer ustaların çabalarıyla gelişen bastonculuk Devrek’le özdeşleşir. Fehmi Işık Usta, 1960’lı yıllardan başlayarak önceleri armağan olarak tek tük yaptığı baston işini kendisinden sonrakilere ve bu arada oğluna da öğretir. Günümüzde Devrek’te 20 kadar atölye baston üretimi işi yapmaktadır. Ayrıca Devrek Halk Eğitim Müdürlüğü kurslarında da bay- bayan öğrenciler baston yapımı kursu görmektedir.

Devrek Boston’unun Özellikleri

Devrek’te birbirinden güzel örneklerle baston yapımı özellikli bir meslek durumundadır. Baston yapımı bilgi ve becerinin yanı sıra büyük sabır ister. Günümüzde Devrek’te baston yapım geleneği sürmekte ve birbirinden güzel örneklerle baston yapımı özel ve gözde bir meslek durumundadır. Devrekli ustaların el emeği ile oluşturduğu bastonlar onların göz nurunu, zevkini simgelediği gibi sanat ile zanaatı da bir arada gözler önüne serer. Baston ustaları, Karabük ilinin Yenice ilçesi ile Bolu’nun Mengen ilçesi arasındaki 70 km’lik bir orman sınırında yetişen kızılcık ağacının, Devrek bastonu yapımına uygun olduğunu belirtirler. Öncelikle esnek bir ağaç olan kızılcık ağacı kesilir, Aralık ve Şubat aylarında suyu çekilen kızılcığın dalları ayıklanır ve elde edilen parçalar bir yıl bekletilir. Ekmek fırınlarında eğrilikleri düzeltilen dallar tornadan geçirilir ve bastona verilecek şekil belirlenir. Ardından testere ile üzerinde yivler açılır, eğe yardımı ile sistire, zımpara işlemleri yapılarak desen ve figürler ortaya çıkarılır. Öncelikle esnek bir ağaç olan kızılcık ağacı kesilir, Aralık ve Şubat aylarında suyu çekilen kızılcığın dalları ayıklanır ve elde edilen parçalar bir yıl bekletilir. Ekmek fırınlarında eğrilikleri düzeltilen dallar tornadan geçirilir ve bastona verilecek şekil belirlenir. Ardından testere ile üzerinde yivler açılır, eğe yardımı ile sistire, zımpara işlemleri yapılarak desen ve figürler ortaya çıkarılır. Devrek bastonunun gövdesi kızılcık, sapı ise ceviz ağacından yapılır. Biçim olarak, bir ağaca helezon biçiminde dolanmış, başları sap kısmına doğru olan iki yılandır. Sapı, klasik yarım yuvarlak biçimdeki baston sapıdır. Ayrıca “yılan, atmaca, ördek, at başı, keçi ayağı” gibi saplar da yapılır. Devrek bastonunun boyası kezzapla, desen ve motifleri çini mürekkebi ve dağlama yöntemi ile işlenir. Bazı baston ustaları, sipariş üzerine gümüş ve sedef gibi kıymetli taşlar işleyerek çok özel ve değerli bastonlar da yaparlar. Bu bastonlarda en önemli motif olarak birbirine dolanmış iki yılan motifi görülür ve sık sık uygulanır. Bu çift yılan motifli baston yapımının Ali Ziya Salman’ın önerisi olduğu belirtilir. Bastonun boyama işlemi yapılırken kusurlu yerler dolgu verniği ile düzeltilir. Ustalar, Devrek Bastonu üzerinde çok değişik türlerde motif işlemesi yapılabildiğini belirtiyorlar. Bu işlemlerden sonra sıra bastonun sapına gelir. Çoğunlukla ceviz ağacından yapılmış saplarda sedef, gümüş bağa, dağ keçisi ayağı, kemik ve değerli taşlar kullanılır. Ördek bacağı, yılan başı, atmaca, karaca ve at başına saplarda yer verilir.

Bastoncular Çarşısı

Devrek’te baston üretimi özel atölyelerde yapıldığı gibi, Belediye tarafından inşa edilerek, sadece bu işin ustalarına tahsis edilen “Bastoncular Çarşısında da çeşitli boy ve karakterde baston üretimi ile hediyelik ağaç oyma işleri yapılmaktadır. Devrek’te bastoncular ilk kez 1995 yılında bir dernek kurarlar ise de bu derneği yaşatamazlar. Daha sonra Tansel Işık’ın başkanlığını yaptığı ve 2001 yılında “Devrek Bastonu Yaşatma ve Geliştirme Derneği” kurulur. Diğer yandan Devrekli bastoncular kooperatifleşme yoluna giderek, 1998 yılında “SS Zonguldak Baston ve El Sanatları Küçük Sanat Kooperatifini (BASKOP) kurarlar. 31.07 2007 genel kurulunda ise kooperatifin adı “Devrek Baston ve El Sanatları Küçük Sanayi Kooperatifi” olarak değiştirilir. Kooperatif, 7.12 2007 tarihinde de Türk Patent Enstitüsü’ne başvurarak “BASKOP” adıyla marka tescili yaptırır. Üyelerinden Mürvet Okur’un ise Türkiye’nin, belki de dünyanın bilinen ilk kadın baston ustası olduğu belirtilir. Mesleği Tansel Işık Usta’dan öğrenen Kadriye Cicibaş’da ikinci bir kadın bastoncu olarak görülür. Son yıllarda Tansel Işık, Rüştü Çelebi, Raşit Korum, , Mürvet Okur, Birol Demir gibi baston ustaları, Devrek Baston ve Kültür Festivali çerçevesindeki sergilerde, çeşitli bölgelerin kültürel etkinliklerindeki sergilerde yer alır. Bunun yanında mesleği babası Fehmi Işık’tan öğrenen Tansel Işık Usta, Kültür ve Turizm Bakanlığı yoluyla yurtiçi ve yurtdışında düzenlenen etkinliklere, diğer el işi ürünlerle birlikte çeşitli boyutta ve değerde baston sergileri ile katılır.

KAYNAKÇA; Hamit Kalyoncu; Kömürde Açan Çiçek; Araştırma-Derleme, Pervaz Yay. 2005, Ankara (Zonguldak yöresinde tarih-toplum-kültür-edebiyat)

Ömür Çelikdönmez; Devrek Baston Tarihinde; Hacı Bekir Efendi ve Ali Ziya Salman İlişkisi (www.haberzonguldak1.com)

Ömür Çelikdönmez; Devrek Baston Kültür Sanat Tarihi

www.gokcebeylilerdernegi.org

www.devrekkaymakamlıgi.com

www.celebibastonlari.com